Arama  
   
Kategori içinde


Sağlık Ansiklopedisi .: Üroloji .: Frengi

Frengi

Frengi tedavi edilebilen ve Treponema pallidum denen bir bakterinin sebebp oldugu bir hastaliktir.Frenginin cok belirgin tam uc safhasi vardir-her birinin cok belirgin belirtileri vardir;

Treponema pallidum olarak adlandırılan bakterinin neden olduğu tedavi edilmediği zaman vücudun birçok organını etkileyen sifiliz çok eski çağlardan beri bilinen ve sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. Halk arasında frengi olarak da adlandırılmaktadır. Her yıl yaklaşık 12 milyon kişi frengi'ye yakalanmaktadır.

Hastaligin Ilk safhasi SANKRI dir ki bu acik bir yara seklindedir.

 Ikinci safhada ciltte kizariklik,ateslenmeler,sac dokulmesi, bogazin acimasi ve oteki nezle-gribe benzeyen belirtiler gibi semptomlar gorulebilir;ancak bircok insanda bunlar da gorulmeyebilir.

Ucuncu safha ki buna gizli,genellikle de belirtileri olmayan donem denir- ANCAK frengi bakterisi bu asamada kalp,beyin,karaciger ve oteki ic organlarda ciddi hasarlara,hastaliklara yol acar.Frengi hamilelikte kadin tarafindan bebegine de gecirilir.

Bulaşma

%90 olguda bulaşma vaginal, anal veya oral sex ile olur.Hastalığın erken dönemlerinde genital, anal veya dudak mukozası ile temas edildiğinde ciltteki açık bir yaradan da enfeksiyon bulaşabilir.( örneğin öpüşme ile bulaşma riski vardır).Çok ender olarak diğer cinsellikle bulaşan hastalıklardan farklı olarak sexuel olmayan yollarla da bulaştığı görülmüştür.( Örneğin hastalığın birinci veya ikinci evresinde elinde açık yarası olan bir kişinin yine elinde açık bir yarası olan bir diğer kişi ile el sikişması ile bulaşabilir.) Bu da mikrobun ne kadar bulaşıcı olduğunu göstermektedir. Frengi ayrıca kan nakli ile de bulaşabilmektedir. Frengili hamile kadınların % 70 i mikrobu bebeklerine bulaştırır ve bu bebeklerin yaklaşık % 25 i ölü doğar veya erken doğum nedeniyle ölürler.

Belirtiler

Birinci evre: İlk belirtiler mikrop bulaştıktan sonraki 9 - 90 gün içinde genellikle bakterinin vücuda girdiği yerde ortaya çıkan şankr adı verilen kırmızı, sert, ıslak görünümlü yaklaşık bir santim büyüklüğünde ağrısız çıbanlardır. Rektum, vulva veya vajinada, peniste sünnet derisinin altında oluşabilirler. Bazen vajenin iç kısımlarında.servikste oluşurlar ve hasta tarafından farkedilmeyebilirler. Ağız dudak ve dilde de oluşabilirler. Genellikle 3 hafta içerisinde kaybolurlar.

İkinci evre:Hastalık birinci evrede tedavi edilmezse 2-12 hafta içerisinde mikrop vücuda yayılır ve ellerde, avuçlarda, ayaklarda ve çeşitli vücut kısımlarında bakteri taşıyan, kırmızı döküntüler oluşur.Bu dönemde bulaşıcılığı oldukça yüksektir.Soğuk algınlığı benzeri ateş, boğaz ağrısı, halsizlik ve başağrısı yapabilir. Lenf bezlerinde şişme, saçlarda dökülme görülebilir. Hastalığın bu evresi 2 yıl veya daha fazla sürebilir.

Üçüncü evre: Bu evre de hastalık kaybolmuş gibi belirti vermeyebilir.Ancak yapılacak kan testleri ile enfeksiyonun varlığı saptanır. Ancak bakteri kalp, göz, beyin, sinir sistemi, kemikler ve eklemleri etkilemektedir. bu evre on yıl sürebilir. Hastalığın son aşamasında kalp hastalıkları , körlük, felçler ve ölüm görülebilir.

Tanı:

Bazı aşamalarında belirtiler başka hastalıklara benzediği için tanı güç olabilir. Bakteriyi tanıyan kan testleri hastalığın ilk 3 ayında yapıldığında yanıltıcı sonuç verebilir. doktor tarafından şankr'dan alınan materyalin mikroskobik incelemesinde bakterinin görülmesi ile tanı konulur.

Nedenleri
Frengi mikrobu sarmal biçimlidir; "treponema pallidum" ya da "spiroket" adını alır. Hasta biriyle cinsel ilişki sırasında bunlardan binlerce alınabilir ve her mikrop otuz saatte bir ortadan bölünerek ikiye ayrılır ve bu yolla büyük sayılara ulaşır. Hastalığın ilk belirtisi ortaya çıktığında, yeni frengi kurbanının bedenindeki mikropların sayısı milyonları bulmuş olur.

Belirtiler
Frenginin birinci ve ikinci evresi, cinsel organlar ve bazen dudak kenarlarının iltihaplı bir deri hastalığı biçimindedir. Daha sonra hastalığın hiçbir belirti göstermediği, latent evreye girilir. Bu dönem beş yıl ile elli yıl arasında sürebilir ve o kadar zaman sonra bile hastaların bazısı üçüncü evreye girer. Bu kişilerde görülen frengi genellikle kronik, sakatlığa yol açan ve bazen öldürücü olabilen bir hastalıktır.

İlk evre: İlk evrede hastalık kendini cinsel organlarda bir yara (şankr) biçiminde gösterir. Bu yara ağrısızdır ve bu yüzden de üzerinde hiç durulmaz. Bazen yara ağız çevresi ya da parmaklar gibi bedenin başka yerlerinde de belirebilir. Eşcinsel erkeklerde makat çevresinde yaraya rasttlanabilir. Bu birincil yara (birden fazla olabilir) cinsel ilişkiden sonra yaklaşık 21 gün içinde ortaya çıkar. Ama kuluçka dönemi 9 gün kadar kısa sürebildiği gibi ender olarak 90 gün sürdüğü de olur. Bazı hastalarda yara hiç görülmez, pek azında ise deride ufak bir çatlak biçimindedir.

Bir iki hafta içinde kasıkta, ağrısız lenf bezi büyümeleri olur. Bu şişlikler bedenin savunma mekanizmalarının mikropları öldürmeye çalıştığının göstergesidir. Frengili kadınlardan bazılarında yara vajina içindedir ve bu yüzden hiç farkına varılmayabilir. Yara, tedavi edilmese de birkaç gün ya da hafta içinde iyileşir. Bu durum, tedavi görmemiş hastaya işlerin yolunda gittiği izlenimini verir, ama ne yazık ki gerçek öyle değildir.

İkinci evre: Bu evre kendini genel bir döküntüyle gösterir. Döküntü kaşıntısızdır ve bedenin her yanında belirebilir. Üzerinde durulmayacak kadar hafif ve soluk da olabilir. Ağızda, boğazda ve cinsel organların çevresinde yara oluşabilir. Baş ağrısı, ateş ve kemik arıları olabilir ve genellikle boyundaki ve başka bölgelerdeki lenf bezlerinde büyüme vardır. Frenginin bu belirtileri, hastalık tedavi edilmezse, zaman zaman geçip yineler.

Latent (Sessiz) evre: Enfeksiyon tanılanmaz ya da gereğince tedavi edilmezse döküntü kurur, öteki belirtiler de azalır ve zamanla yok olur. Bu andan sonra hastalık latent evreye girer. Bu dönemin süresi beş yıl ile elli yıl arasında değişir ve hiçbir belirti vermez. Hastalık bu dönemde bulaşıcı değildir ve cinsel ilişkiyle başkasına geçmez. Ama tanılanmamış frengisi olan kadınlar, yıllar sonra bile gebe kalırlarsa hastalığı dölüte geçirebilirler. Bunun sonucunda bebek ölü, sakat ya da hastalıklı doğar.

Üçüncü evre: Tanılanmamış frengisi olanların yaklaşık üçte birinde er geç deri yaraları, frengiye bağlı kalp - damar hastalıkları, frengi felçleri, delilik, körlük ya da sağırlık ortaya çıkar. Üçüncü evrede, mikroplar yıllardır çok fazla hasar yapmış olduğundan, tedaviyle yalnız hastalığın ilerlemesi durdurulabilir. Ama bazılarında enfeksiyon giderilirse de hastalığın mekanik tahribatı ilerler.

Tedavi
Birinci ve ikinci evrelerde yarayı kazıyarak elde edilen ya da döküntülerden sızan sıvıda mikroskop altında ufak, sarmal biçimli treponemaların görülmesiyle tanı konur. Enfeksiyondan altı hafta sonra, beden direncini sağlayan maddelerin işbaşında oldukları, bir kan testiyle saptanabilir ama bu zamandan önc ekan testi negatif olacaktır. Latent (sessiz) evrede kişinin frengili olup olmadığı ancak bir kan tahlili ile saptanabilir. Bu tahlil çeşitli kliniklerde yaptırılabilir. Doğum kliniklerine başvuran gebe kadınlara da frengi testi uygulanması ve hastalık bulunursa tedavi edilerek çocuğun sağlıklı doğmasının sağlanması gerekir. Transfüzyon amacıyla alınan bütün kanların da bir başka insana verilmeden önce frengi yönünden incelenmesi yasal bir zorunluluktur. Frengi başka hastalıkları taklit edebileceğinden, hastanede izlenen hastalara da, kuşku duyulduğunda kan testleri uygulanır. Bütün evrelerde kullanılan ilaç penisilindir. Hastaya günlük enjeksiyonlar halinde verilir. Tedavi görmüş kişilerinde, iki yıl boyunca her ay, sonra da üç ayda bir düzenli olarak kontrole gidip kan tahlili yaptırması istenir. Ancak bu koşulda doktor; iyileşmesinin kalıcı olacağına garanti verebilir. Latent evrenin ilk yılında uygulanan tedavi iyileştirmeye yöneliktir ama ondan sonra yapılacak tek şey hastalığın ilerlemesini durdurmaktır.

Frengi çok aldatıcıdır. Tedavisi vardır ama tanı 50 yıl sürebilecek dönemin ilk birkaç yılında konulursa etkilidir. Asıl sorun, kan testlerinin genellikle negatif, bu yüzden de yanıltıcı olduğu dönemde hastalığın tanılanmasındaki zorluktur. Belirtilerin ortaya çıkması bazen üç ayı bulabilir ve hasta ortaya çıkan yara ile üç ay önce yaşadığı rastgele bir ilişki arasında bağlantı kuramayabilir. Frengisi olan kişilerin yaklaşık üçte birinde hiç yara olmayabilir ve birinci evreyi hiçbir belirti olmadan geçirebilirler. Bu yüzden de hastalıklarından tümüyle habersiz kalabilirler. Bir bölümünde yara belirsizdir, deride zor görünen ve ancak bir doktorun saptayabileceği küçük bir çatlak biçimindedir. Yara ağrısızdır ve hastalar canlarını yakmayan bir şey için doktora gitmeyi gereksiz bulurlar; üstelik yara, hiç tedavi edilmese de kendiliğinden geçer.

Frengi cinsel ilişkiyle bulaşan (her ne kadar çok ender olarak başka yollarla da bulaşabilmekteyse de) bir hastalık olduğundan, insanlar bir hekime gitmeye utanıp kuşku içinde yaşamayı yeğleyebilmektedirler. Oysa hekimlerin herhangi bir yargıda bulunmayacaklarını bilmek gerekir. Bu yüzden küçük bir olasılık da olsa frengili biriyle birlikte olduğunuzu düşünüyorsanız, emin olmak için bir zührevi hastalıklar hastanesinde başvurun. Kuşku içinde yaşamaktansa, bir an önce gerçeği öğrenmek daha iyidir. Frengi, göz ardı edilemeycek kadar ciddi bir hastalıktır.

Tedavi:

Doktorunuz tarafından verilecek uygun antibiyotiklerle (genellikle penisilin, alerjik vakalarda tetrasiklin, doksisiklin,erytromicin, ceftriaxone grubu antibiyotikler) tedavisi mümkündür. Tedavi başladıktan sonraki ilk 48 saat içerisinde bulaşıcılık artar, sonra kaybolur. Tedaviyi mutlaka bir doktor yönlendirmeli, zaman zaman yapılacak kan testleri ile hiç bakteri kalmayıncaya kadar tedaviye devam edilmelidir. Hastalık sinir sistemini etkiledi ise testler iki yıl sürdürülmelidir. İlerlemiş sifilizde etkilenmiş organlardaki değişiklikleri geriye döndürmek mümkün değildir.

Korunma:

Cinsellikle bulaşan tüm hastalıklarda olduğu gibi tek eşlilik ve güvenli bir prezervatif kullanımı hastalıktan korunmayı sağlayacaktır.Ancak prezervatif vücudun diğer yerlerinden bulaşacak hastalıktan korunma sağlamaz. Cinsel ilişkiden sonra yıkanmak veya idrara çıkmak hastalıktan koruma sağlamaz.Tedavide diğer eşin de incelenmesi gerekir. Sifiliz hastası olupta tedavi olmuş kişilerde tedavi bitiminden sonra dahi 1 hafta kadar ilişkiye girmemek güvenli olacaktır.

EĞER HASTALIĞIN BELİRTİLERİNİN SİZDE DE VAR OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ HEMEN BİR ÜROLOĞA GÖRÜNÜN: 


SONUÇ-----------------------------------------------------------------------------

Frengi Nedir?

Frengi, Treponema pallidum adı verilen bir bakterinin (mikrop) neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde, bu bakteri, zaman içerisinde vücuda yayılarak birçok organda hasara neden olur.

Frenginin yaygınlığı nedir?

Frengi, en sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. 1995 yılı Dünya Sağlık Teşkilatı tahminlerine göre her yıl yaklaşık 12 milyon kişi hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık en sık Güney ve Güneydoğu Asya da görülmektedir. Son yıllarda Sovyetler Birliği nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Bağımsızlıklarını Yeni Kazanmış Devletler de de hastalığın giderek arttığı bildirilmektedir.

Frenginin ilk belirtileri ne zaman ortaya çıkar?

Hastalık; penis, vajina, anüs (makat) ya da ağız yolu ile bulaşır. Mikrobun sağlam kişiye bulaşmasından sonra ilk belirtiler 10 gün ile 3 ay içerisinde ortaya çıkar. Hastalıkta bir veya daha fazla sayıda, üstü açık, bir santimetre boyutlarında , sert, ağrısız "şankır" adı verilen yaralar oluşur. Bu yaralar, genelde bakterinin ilk bulaştığı cinsel organlar etrafında oluşur. Mikrop daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayılır. Kasık ve boyun lenf bezleri şişebilir.

Frengi şankırı ne zaman ortadan kalkar?

İster tedavi edilsin, ister edilmesin frengi şankırı, birkaç hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur. Tedavi görmeden yaraların iyileşmesi hastalığın iyileşmesi anlamına gelmez. Bu devrede tedavi edilmeyen hastalarda hastalık ilerler.

Frengi, şankır döneminde tedavi edilmez ise ne olur?


Hastalık şankır döneminde tedavi edilmez ise, yaraların ortaya çıkışından itibaren 3-6 hafta içerisinde, ellerde, ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında kırmızılıklar (döküntüler) oluşur. Bu kırmızılıkların olduğu bölgelerde de bakteri bulunmaktadır. Bakteri, fiziksel temas sonucu, bu bölgelerdeki yara, sıyrık gibi kısımlardan sağlam kişiye bulaşabilir. Döküntüler genellikle birkaç hafta ya da ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Döküntüleri ile birlikte; hafif ateş, yorgunluk, baş ağrısı, boğaz ağrısı gibi belirtiler de bulunabilir. Tedavi edilmeyen vakalarda dahi, bu belitiler kendiliğinden kaybolabilir. Frenginin ikinci dönemi olarak bilinen bu dönem 1-2 yıl devam edebilir.

Frengi, döküntü döneminde de tedavi edilmez ise ne olur?

Gerek birinci, gerekse ikinci dönemde tedavi edilmeyen frengi vakalarının üçte birinde, hastalık uzunca bir süre sessiz kaldıktan sonra daha ileri bir döneme gider. Bakteri kalp, gözler, beyin, sinir sistemi, kemikler, eklemler başta olmak üzere vücudun birçok yerinde hasarlara neden olur. Bunun sonucu ruhsal bozukluklar, körlük, felçler ve ölüm meydana gelir.

Frengi gebe kadından bebeğine bulaşır mı?

Tedavi edilmeyen frengili gebe kadından, bakteri, hamilelik esnasında bebeğe bulaşabilir. Bulaşım riski %70 dolayındadır. Bu gebelerin ise yaklaşık %25 i, ölü doğum ya da erken dönem bebek ölümü nedeni ile çocuklarını kaybederler.

Frengi kan nakli ile de geçer mi?

Hastalık mikrobu kanda da bulunduğundan kan donörlerinde frengi testi yapılır. Test sonucu hastalık bulunduğu anlaşılırsa kan başkalarına verilmez. Kontrolsüz kan nakli ile hastalık sağlam kişiye bulaşabilir.

Frengi tanısı basit midir?

Frenginin ilk belirtileri diğer bazı hastalıklarda da bulunabilir. Bu nedenle hastalık tanısı sadece hekim tarafından konulabilir. Hekim yaralardan alacağı örnekte mikroskop altında bakteriyi görebilir. Bunun yanında tanı koymaya yardımcı kan testleri de vardır. Ancak, ilk 3 ay testlerin yalancı negatif sonuç (mikrobu taşıdığı halde negatif sonuç çıkması) verebileceği de akılda tutulmalıdır.

Frenginin tedavisi var mıdır?


Frengi genellikle penisilin tedavisi ile kolayca iyileşir. Penisilin dozu ve uygulama şekli hekim tarafından belirleneceğinden, cinsel organları etrafında frengi şankırı olanlar kendi kendilerine ilaç kullanmamalıdır. Tedavinin başlangıcından genellikle 24 saat sonra bulaştırıcılık kaybolur.
Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayınız!
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda hekime başvurunuz.
Eşinizin de muayene ve gerekirse tedavisini yaptırınız.
Daha önce frengi geçirmiş, ya da o anda şankır belirtileri olan bir kişi iseniz kan bağışında bulunmayınız. Sağlık personelini bu konuda uyarınız.
Frengiden nasıl korunulur?
Cinsel ilişkide kondom kullanınız.
Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız.
Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız.
Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini belleğinizden çıkarmayınız.
Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorunuz.
Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kotrollerinizi yaptırınız.



PageRank PageRank