Arama  
   
Kategori içinde


Sağlık Ansiklopedisi .: Diş .: KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir?

 

     Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından  taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken  tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.

 

Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?

Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir.  6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.

Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.

 

Kimler Risk Altındadır?

Hastalık genellikle meslek hastalığı şeklinde karşımıza çıkar.

 

  • Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar

  • Veterinerler

  • Kasaplar

  • Mezbaha çalışanları

  • Sağlık personeli özellikle risk gurubudur.

  • Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.

 

 

 

Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır.

Kuluçka Süresi Ne Kadardır? 

Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir.

Belirtileri Nelerdir?

                Ateş

                Kırıklık

                Baş ağrısı

               Halsizlik 

               Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının

                  bozulması sonucu;

                       - Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler

                         ve gözlerde kızarıklık,

                      - Gövde, kol ve bacaklarda morluklar 

                      - Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür

                      - Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile

                       olmaktadır.

 

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur?   

Kanda virüse karşı oluşan antikorların taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.

 

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?

 

Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.

1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.

 

2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.

 

3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,

 

4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.

 

5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)

 

6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.

7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.

 

 

 

8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde  kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.

 

  
  

9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda  çevre ilaçlanması yapılabilinir.

 

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tedavisi Nedir?   

Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır.

 

GRİP

Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet BAKIR

 

 Influenza denilen virüslerin neden olduğu, yüksek derecede bulaşıcı viral bir enfeksiyondur. Bu virüs solunum sistemi alanlarına yerleşerek hastalık meydana getirir  Bilimsel olarak 3 tipi bulunmaktadır.

Bulaşma hastaların öksürme hapşırma ve konuşması sırasında çevreye yaydıkları virüs içeren küçük partiküllerin solunması ile bulaşır.
Sonbahar ve Kış aylarında  karşılaşılır.  En sık Ekim - Mart ayları arasında görülür.  Ağır seyirli olup iş gücü kayıpları ve ölüme neden olabilir.  

Hastalık yaşlılar, çocuklar, vücut savunma sistemi bozuk olan hastalar, kronik hastalığı olanlar hastalar, kalp hastalığı olan hastalar, böbrek hastalığı ve diyabet  olan hastalarda  ağır seyredebilir.

Hastalık 1-2 günlük kuluçka döneminden sonra ani olarak başlar. Titreme ile yükselen ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, boğazda yanma, ses kalınlaşması, kuru öksürük, üşüme, kas ağrısı ve eklem yerlerinde şiddetli ağrı ve göğüste rahatsızlık gibi belirtilere kendini gösterir. Ateş genellikle üç gün sürer, bazen 4-8 güne kadar devam edebilir. Hastalık bir iki hafta içinde iyileşir, bazen haftalarca devam edebilir. Bazı hastalarda da pnömoni (zatürre ) gibi komplikasyonlar gelişebilir. Kendini yüksek ateş, titreme, öksürük ve balgam gibi belirtiler ile gösterir.  

Korunma risk grubuna giren hastalar her yıl aşılanmalı


Soğuk
algınlığı nedir?


Soğuk algınlığı genellikle çeşitli virüsler tarafından neden olunan hafif seyirli üst solunum yolları enfeksiyonlarını tanımlamak için kullanılmaktadır.
Soğuk algınlığı sonucu oluşan enfeksiyonlar
da etken virüslerdir. Değişik virüsler etken olabilir (Rninovirüsler, Coronavirüsler, Parainfluenza virüsü, Respiratuar sinsial virüsler).


Soğuk algınlığına neden olan etkenler dünyada yaygın olarak bulunmaktadır. Hastalık sonbahar ve kış aylarında sık görülür. Kışın soğuk nedeniyle kapalı yerlerde bulunma ve daha yakın temas sonucu sıklığı artar. 
Soğuk algınlığına bir çok virüs sebep olabileceği için de vücut hiçbir zaman bu virüslerin tümüne direnç geliştiremez. Bu sebeple her sene tekrar tekrar soğuk algınlığı geçirilebilir. Çocuklarda daha sık olmakla birlikte yılda ortalama 2-4 kez görülebilir.

Soğuk algınlığı kişiden kişiye bulaşır.  Öksürme aksırma ile oluşan havada asılı kalan damlacıkların solunmasıyla bulaşabileceği gibi, hastanın elinden hassas insanlara geçmesi ve hassas bireylerin de nazal (ağız-burun,göz) mukozalarına sürmeleri ile de bulaşmaktadır.  Bu nedenle soğuk algınlığının bulaşmasını engellemenin önemli yollarından biri  ellerin sık yıkanmasıdır.   

Etken alındıktan 12-72 saat sonra belirtiler görülür.  

En sık görülen belirtiler burun akıntısı, burun tıkanıklığı hapşırma, boğaz ağrısı, boğazda yanma ve öksürüktür. Ateş normal veya hafif yüksektir. Gözlerde yaşarma ve yanma görülebilir. Koku ve tat bozukluğu, sesin kalitesinde bozulma görülebilir. 

Genellikle bir hafta içinde iyileşir. Nadiren uzar. En sık görülen kompikasyonları sinüzit ve orta kulak iltihaplanmasıdır.  Ancak, hastalık başladıktan sonra 3-5 gün içinde ateşin giderek artması, baş ağrısı, geniz akıntısı, öksürük, balgam, kulak ağrısı gibi belirtilerin oluşması durumunda mutlaka bir hekime başvurulmalı.
 Korunmak için hasta ile el teması sonucu bulaştığı için sık sık el yıkama, temas sonra burun, ağız ve göz gibi alalarla temastan kaçınma, öksürme ve hapşırma sırasında mendil kullanma önerilebilir.

KIRIM-KONGO HEMORAJİK ATEŞİ

Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet BAKIR

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinde etken nedir?

Bunyaviridae ailesine ait Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etkendir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi nedir?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA), Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken  tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Hastalığı İlk Nerede Tanımlanmıştır?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş virüsü tarafından neden olunan hemorajik ateş hastalığı ilk kez 1944 ve 1945 yılı yaz aylarında Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. Kongo virüsü ise 1956 yılında Zaire’ de ateşli bir hastadan tespit edilmiştir. Bin dokuzyüz altmış dokuz yılında ise Kongo virüs ve Kırım Hemorajik Ateş virüslerinin biyolojik olarak benzer virüs  olduğu gösterilmiştir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Bugüne Kadar Hangi Ülkelerde Tanımlanmıştır?

Daha sonraları, Kırım-Kongo Hemorajik Ateş virüsünün Bulgaristan, Makedonyada, Pakistan, Irak, Afganistan, İran, Kosova, Kazakistan, Sahra altı Afrika ülkeleri, eski Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Yunanistan, Arap yarımadası, Dubai, Kuveyt, Çin ve Moritanya’da salgınlar yaptığı bildirilmiştir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Etkeni İnsanlara Nasıl Bulaşmaktadır? Bulaşmada aracı olan bir etken var mıdır?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi virüsü genellikle insanlara Hyalomma cinsi keneler ile bulaşmaktadır. Hayvanlardan insanlara keneler ile bulaşan bir enfeksiyondur. Virüs, sığır, koyun, keçi, yabani tavşan ve tilki gibi hayvanlardan tespit edilmiştir. Güney Doğu Avrupa ve Güney Afrika arasında göç eden göçmen kuşlar üzerinde bulunabildiği gösterilmiştir. Bu kuşların virüsün iki kıta arasında taşınmasına yol açabildiği düşünülmektedir. 

         Virüs, sığır ve koyun gibi Hyalomma keneleri için konak olan hayvanlarda belirtisiz enfeksiyon ve bir hafta kadar süren geçici viremi (kanda virüsün bulunması) oluşturmasına rağmen, insanlarda hastalığa neden olmaktadır. Küçük memeli hayvanlarda da viremi ve hafif enfeksiyon oluşup keneler için kaynak oluşturabilmektedir. İnsanlar virüsü ya enfekte kenelerin ısırması ile, yada viremik hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temas ile almaktadır.

Bir bölgede, kenelerin ve keneler kan emdiğinde bulaşmayı sağlayacak kanında virüs bulunan hayvanların bol olması salgın için önemli bir faktördür.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Salgınlarını Etkileyen Doğa Şartları Nelerdir?

Doğu Avrupa ve Asya’ daki Kırım-Kongo Hemorajik Ateş salgınlarının genellikle insanlar tarafından oluşturan çevresel şartlara bağlı olarak geliştiği düşünülmektedir.  Kırım’ daki ilk salgının, İkinci Dünya Savaşı yıllarında kene ile enfekte olmuş bölgelerin tarıma açılması nedeniyle oluştuğu sanılmaktadır. Daha sonra eski Sovyetler Birliği ve Bulgaristan’ da olan salgınlarda ise ziraatçılık ve hayvancılıktaki değişmelerin rol oynadığı belirtilmektedir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Hangi Mevsimde Görülmektedir?

Hastalık mevsimsel özellik göstermektedir. Genel olarak Haziran ve Eylül arası görülmesine rağmen, değişik mevsimlerde görülebilir. Bizim bölgemizde hastalar Nisan ayı ortalarından Ağustos ayı sonlarına kadar  olan süre içinde görülmektedir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi İçin Kimler Risk Altındadır?

Hastalık için çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ve et ürünleri market işçileri gibi tarım çalışanları ve hayvancılık ile uğraşanlar, veterinerler, hasta hayvan ile teması olan ve akut hastalarla temas olasılığı bulunan salgın bölgelerde görev yapan sağlık personeli, askerler, kamp yapanlar yüksek risk altındadır.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinde Hastane Bulaş Olabilir mi?

Kırım-Kongo Hemorajik Ateş virüsü, hastalara ait kan ve/veya hastanın kan içeren atıklarıyla direkt temas sonucu da bulaşabilmektedir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Virüs Bulaştıktan Ne kadar Süresi Sonra Ortaya Çıkar?

Kuluçka süresi: kuluçka süresi virüsün alınma şekline bağlıdır. Kuluçka süresi kene ısırmasından sonra 2-12 gün arasında değişmekle birlikte genellikle 1-3 gündür. Virüsü içeren kan ve diğer doku ya da atıklar ile temastan sonra genel olarak bu süre 5-6 gündür ve 13 güne kadar uzayabilmektedir.

 

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinde Belirtiler Nelerdir?

İnsanlarda hastalık ateş, üşüme-titreme yaygın kas ağrıları, bulantı-kusma, ishal, yüzde kızarıklık, karaciğerde büyüme ve kanama ile kendini gösterir. 

Ateş, kırıklık, kas ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı, aşırı duyarlılık, sırt ağrısı, kol ve bacaklarda ağrı, mide bölgesinde ağrı, bel bölgesinde ağrı gibi belirtiler ile ani olarak başlamaktadır. Bazen bu bulgulara kusma, karın ağrısı ve ishal ilave olabilmektedir.

Gövde ve ekstremitelerde cilt içi kanama görülebilir. Burun kanaması ve değişik alanlarda kanama bulguları bulunabilir. Karaciğer iltihaplanma bulgusu genel olarak bulunmakta ve  karaciğer büyümüş ve hassas olabilir.

İyileşen hastalarda iyileşmeler genellikle 9-10. günlerde başlar ateş 9-20. günler arasında düşer ve kanam durur fakat iyileşme 4 hafta ve daha uzun bir süre alabilir.

Genelde ölümler hastalığın 6 ile 14. günleri arasında olmaktadır. Hastalar sıklıkla yoğun kanama ve kalp durmasından kaybedilir. Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinde ölüm %8-80 arasında değişmektedir.   

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur?   

Kanda virüsa karşı oluşan göstergelerin taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.

Kırım-Kongo Hemorajik Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur?

Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur. Keneler yumurta dönemleri dışında yaşamlarını kan emerek devam ettirirler. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde ( kene ezilmeden ve ağız kısmı koparılmadan) alınmalıdır.  Eter, kloroform ve alkol yada gaz sürülerek kendiliğinden deriyi terk etmeleri sağlanır. Çeşitli nedenlerle kenelerin bulundukları alanlara gidenler ( piknik, av yada görevleri gereği) döndükleri zaman kene yönünden taranmalı. Kenelerin yoğun olabileceği çalı,çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir. Bu alanlara av yada görev gereği gidenler lastik çizme giymeli yada pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları koruyucu olabilir.

Hayvancılıkla uğraşanlar havanlarını belli aralıklarla kenelere karşı uygun akarisitler ile ilaçlamalı ve hayvan barınakları kenelerin yaşayamayacağı bir şekilde yapılmalı, çatlaklar tamir edilmeli ve badana yapılmalıdır. Kene bulunan barınaklarda uygun akarisidler ile usulüne uygun olarak ilaçlanmalıdır.

İnsan ve hayvanları kene saldırılarından korumak için  böcek kovucular kullanılabilir.



PageRank PageRank