Arama  
   
Kategori içinde


Sağlık Ansiklopedisi .: Dermatoloji .: Akne Vulgaris-/ Sivilce

Akne Vulgaris-/ Sivilce

Ergenlik çağına gelmiş kişilerin en büyük problemlerinden biride akne vulgaris ( sivilce) yakınmasıdır. Akne pilo-sebase bezler ve kıl foliküllerinin kronik, enflamatuar bir hastalığıdır. Vücutta en sık pilo-sebase bezlerin yoğun olarak yerleştiği yüz, ense, sırt, omuz ve göğüs ön bölgelerinde görülür.

Bu bölgeler kozmetik açıdan en önemli alanlardır. Ayrıca hasta popülasyonunun büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturması hastalığın bazen ciddi boyutlarda psikolojik rahatsızlıklara zemin hazırlamasına neden olmaktadır.

Akne vulgaris her iki cinsiyettede eşit sıklıkta görülmektedir. Hemen hemen tüm iklimlerde ve coğrafi bölgelerde görülmekle beraber Japonlarda ve Afrikalılarda daha az rastlanan bir yakınmadır. Aknede deride meydana gelen enflamatuar değişiklikler sonucunda eritem,komedon,papül,püstül,nodül ve kist şeklinde oluşumlar meydana gelir. Akne tedavisinde amaç var olan lezyonları ortadan kaldırmaktan çok yeni lezyonların çıkmasını engellemeye yöneliktir. Tedavi hastalığın seyri gibi uzun sürelidir ve sabır gerektirir. Hastalığın şiddetine göre verilen tedavi seçeneklerinin etkisini göstermesi 6-8 haftada başlar.

Akneli ciltlerdeki fazla yağı uzaklaştırmak için cildin aşırı derecede yıkanması bazen mikrokomedonların (siyah-beyaz noktalar) artmasına neden olabilmektedir. Düzenli ve aşırıya kaçmadan yapılan deri temizliği, hastaların “yağlı ve kirli” görünümden kurtulmalarını sağlayarak kendilerini daha iyi hissetmelerine ve böylece aknede subjektif bir düzelmeye yardımcı olur. Güneş ışınları enflamatuar tipteki lezyonları azaltarak akne üzerinde olumlu etki oluşturmaktadır. Fakat uzun vadede aşırı güneş ışınınlarının açabileceği ciddi hasar göz önünde bulundurularak güneş banyosu akne hastalarına önerilmemektedir.

Aknede özel bir diyetin yeri yoktur. Halk arasındaki çikolata,kuruyemiş, tatlılar,kızartmalar ve deniz ürünlerinin hastalığı şiddetlendireceği yolundaki inanışın bilimsel dayanağı bulunmamaktadır.

Kozmetik ürünler akneyi şiddetlendirici, gözenekleri kapatıcı yani komodogenik olabilirler. Yağ içermeyen kozmetiklerle yapılacak çok hafif bir makyaj topikal akne tedavisinden en az 20-30 dakika sonra uygulanabilir ve hastalar üzerinde aknenin yarattığı olumsuz psikolojik etkiyi gidermeye yardımcı olabilir.

Kadın hastalarda mens başlangıcından 2-7 gün öncesinde lezyonlarda artış olması normaldir. Ayrıca aşırı terlemenin olduğu durumlarda duktal hidrasyona bağlı akne lezyonlarında alevlenme olabilir.

Akne vulgaris tedavisi zorunlu olmamakla beraber şiddetli, iz bırakan tarzda olduğunda yada kişide kozmetik ve psikolojik problemlere neden olabilecek nitelikte olduğunda tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Tedavi başlangıcında hasta ve hekimin işbirliği ve sabırlı olunması ve hastaya uygun tedavinin seçilmesi gerekmektedir.

Akne Nedir?
Akne, siyah veya beyaz noktalar, bir çok türden sivilceler ve bazen de kistler şeklinde kendini gösteren tıkanmış gözeneklere verilen isimdir. Yüz bölgesi, boyun ve bazı durumlarda da göğüs, sırt, omuz ve kolların üst kısımlarında oluşabilir. Gençlerde sıkça görülür. Ancak bu sorun herhangi bir yaş grubuna özel değildir: 40'lı yaşlarda olan ergin kişilerde de akne problemi yaşanabilir. Hayati bir önemi olmamasına karşın bu sorunu yaşayanlar için çok can sıkıcı ve görüntü olarak kötüdür. Yoğun akne ciddi ve kalıcı cilt izlerine neden olabilir.

Akne Çeşitleri
Akne ve cilt sorunlarıyla ilgili bir yazı okuduğunuzda konuyla bağlantılı bazı tanımları bilmek önemlidir. İşte akneyle ilgili karşılaşabileceğiniz bazı terimler:

Lesion (lezyon)
Cilt hücrelerinin hastalık veya yaralanma sonucu fiziksel değişime uğramalarına lezyon adı verilir. Harici (akne, cilt kanseri, bıçak kesiği vb.) veya dahili (iç organlarda görülenleri) olarak ayrılırlar. Yani akne lezyonu denildiğinde yağ bezlerindeki bir düzensizlikten kaynaklanan ciltteki fiziksel değişimden bahsedildiği anlaşılır. Akne lezyonlarının ciddiyeti comedon denen siyah ve beyaz noktalardan nodül ve kistlere kadar değişir.

Comedon (siyah ve beyaz noktalar)
Bunlar yağ foliküllerinin içindeki ölü hücreler, minik kıllar ve bazen bakterilerle tıkanmış yağ dokularıdır. Görüntüleri nedeniyle "siyah veya beyaz noktalar" olarak adlandırılırlar. Steril ortamda bir cilt uzmanı tarafından yapılmadıkça sıkılmamalıdırlar çünkü çok çabuk mikrop kapıp daha büyük sorunlara sebep olabilirler.

Papule
Cildin üzerinde hafifçe yükselti oluşturan küçük (5 mm veya daha ufak) ve sert lezyonlardır. Bazıları gözle görülmeyecek kadar minik olmasına rağmen dokunulunca pürüzlü bir his verir.

P ustule (sivilce)
Kubbe şeklinde, cerahatli (beyaz kan hücreleri, ölü cilt hücreleri ve bakteri içerir) ve hassas bir lezyon türüdür. Genellikle merkezinde bir kıl bulunur. Gelişerek kist halini almadıkça bu tür sivilceler genellikle iz bırakmazlar.

Macule (yara izi)
İyileşen bir akne lezyonunun geçici olarak bıraktığı kırmızımsı lekedir. Yassı ve genellikle pembemsi kırmızıdır. Geçmesi günler, bazen haftalar alır.

Cyst (kist)
İçlerinde beyaz kan hücreleri, ölü hücreler ve bakteriler gibi sıvı veya yarı sıvı maddeler bulunduran kesemsi lezyonlardır. Sivilceden büyük ve iltihaplıdırlar. Cildin alt tabakalarına kadar yoğun etkileri vardır, ağrı verebilirler ve çoğunlukla iz bırakırlar.

Ne Zaman Dermatologa Başvurulmalı?
Aşağıda sayılan durumlarda mutlaka dermatologla temasa geçilmelidir:
Reçetesiz satılan ürünlerle bir sonuca varamadıysanız,
Artık akne probleminiz hayattan aldığınız zevki etkiliyorsa,
Akne lezyonlarının dışında akne izleriniz de varsa,
Akne lezyonlarınız geniş ve ağrılıysa,
Akne lekelerin oluşmasına sebep oluyorsa.

Akne Tedavisi
Akne tedavisinin amacı akne lezyonlarını yok etmek ve yenilerin oluşumunu önlemektir. Aknenin oluşumuna göre farklı tedavi yöntemleri vardır:
Sebum üretiminin azaltılması
Bir tür bakteri olan P.aknenin azaltılması
Cilt hücrelerinin dökülmesinin normale döndürülmesi
Farklı sebepleri tedavi etmek için bazen iki ya da daha çok akne ürünü kullanılabilir. Ancak bunu yaparken mutlaka dermatoloğa danışılmalıdır.

Kullanılan tedavi yöntemi ne olursa olsun dermatolog tarafından aksi söylenmedikçe uyulması gereken kurallar vardır:
Akne sıkılmamalı, kurcalanmamalıdır. Bunun yapılması aknenin dağılmasına ve cildin diğer bölgelerine yayılmasına neden olur.
Yüzün günde en az iki defa saf sabun ve suyla hafifçe temizlenmesi ve iyice kurutulması lazımdır. Ovuşturma cildinizi tahriş ederek aknenin daha kötü bir hal almasına neden olur.
Akneye neden olmayacak kozmetik ürünler kullanılmalıdır.
Kullanılan akne ürünlerinin cilde işlemesi için gerekli olan zaman unutulmamalıdır. Dermatolog veya eczacıya ürünün nasıl ve ne süreyle kullanılması gerektiği mutlaka sorulmalıdır.
Bazı akne tedavi ürünleri cildin güneş ışığı ve ultra viyole ışınlarına karşı duyarlılığı artırabilir. Güneşten korunmalı ve tedavi boyunca solaryumlardan uzak durulmalıdır.

Unutmayın: bir dermatologun çözemeyeceği akne problemi hemen hemen yoktur. Probleminizden daha kısa sürede kurtulmak için mutlaka bir hekime başvurulmalıdır.

Kimler Akneden Etkilenir?
Irk ve etnik kökeni ne olursa olsun, 12 ile 17 yaş arası insanların %100'üne yakını akneden hafif ya da yoğun bir şekilde etkilenir. Bunların büyük çoğunluğu reçetesiz satılan ürünler kullanarak bu sorunlarıyla baş eder. Ancak bazıları için akne daha ciddi bir sorundur. Ergenliğini yaşamakta olan gençlerin yaklaşık %40'ı doktora baş vuracak derecede sorun yaşar.

Genel olarak akne 10-13 yaşlar arasında başlar ve 5-10 yıl kadar sürer. Yirmili yaşların başında kendi kendine geçer. Genelin dışındaysa akne probleminin 30'lu hatta 40'lı yaşlarda devam ettiği, hatta o yaşlarda ortaya çıktığı da olabilir.

Genç erkekleri ve genç kadınları aynı oranda etkilese de bazı farklılıklar vardır: erkeklerin yaşadığı akne problemi daha yoğun olabilir. Buna karşın bir uzmana baş vurma yüzdesi genç kadınlarda daha fazladır. Genç kadınların yaşadığı akne problemi aybaşı dönemlerinde yaşadıkları hormonal değişikliklere bağlı da olur. Bunun dışında kadınların yaşayabileceği bir diğer akne problemi de kozmetik ürünlerinden kaynaklanandır.

Kadınlar ve Akne
Kadınların mensturasyon (aybaşı) döngüleri ve hamilelikleri sırasında yaşadıkları hormonal değişimler akne problemlerinin yoğunluk ve görünümünü etkiler. Bu nedenle kadınlarda ve ergenliğini yaşayan genç kızlarda akne tedavisi olarak hormonların kullanılması şaşırtıcı değildir. Erkeklerdeyse "kadınlaştırıcı" etkileri nedeniyle akne tedavisi için hormon kullanılmamaktadır. Mensturasyon, hamilelik ve akne arasındaki ilişki östrojen ve projestin gibi kadın hormonlarının erkek hormonlarıyla olan dengelerinin değişmesindendir. Erkek hormonlarının yağ dokularına etkileri aknenin de nedenlerindendir. Hamilelik sırasında oluşan akne genellikle hamilelik dönemi sonunda geçer.

Kozmetik ve Akne
Bazı cilt ve saç bakım ürünleri ciltte sivilcelenmeye neden olabilir. Akne genellikle ürünün kullanılmasından birkaç gün sonra ortaya çıkar. Büyük kozmetik firmalarının çıkardığı çoğu kozmetik ürünün üzerinde "noncomedogenic" (sivilcelenmeye neden olmayacak) ibaresi bulunmasına rağmen, akne problemi olan kişilerin bu ürünleri dikkatle kullanması gerekir:
Akne problemi olmuş veya olan kişiler ürünleri yalnızca kendileri kullanmalı, paylaşmamalıdır.
Kullanılan ürün sivilcelenmeye neden olmayan ürünlerden seçilmelidir.
Kozmetik ürünleri temizlenirken yumuşak temizleme ürünleri veya saf sabun ve su kullanılmalıdır.
Kozmetik ürünü kullanıldıktan sonra sivilce oluştuysa ürünün kullanımına derhal son verilmelidir.
Günümüzde birçok kişi "doğal", "bitkisel" veya "organik" olarak etiketlenmiş ürünlerin kullanımını tercih etmektedir. Akne problemi olan kişilerin bu ürünleri de dikkatle kullanması tavsiye edilir.
Herhangi bir ürünün kullanımı sonrasında ciltte kuruluk, pullanma, kaşınma veya iltihaplanma oluşuyorsa, ürünün kullanımına son verilmelidir.

Akne Vulgaris Nedir?
Akne Vulgaris kıl - yağ bezi biriminin kronik inflamatuar hastalığıdır.

Akne Vulgaris Kimlerde Görülür?
12-25 yaş grubunun % 85’inde görülür. Ender olarak 8 yaş civarında başlayıp, 30 yaştan sonra da devam edebilir. Erkeklerde daha sıktır ve daha ağır klinik seyir görülebilir.

Akne Vulgaris Niçin Olur?
Son yıllarda üzerinde en fazla durulan nedenler arasında sebum yapımında artış, anormal folliküler keratinizasyon ve mikrobiyal kolonizasyon sayılabilir. Mikrobiyal kolonizasyondan sorumlu mikroorganizmalar propinibakterium acnes, stafilococcus epidermidis ve pitrosporum oveledir.

Akne vulgaris oluşumunda genetik faktörler de suçlanmaktadır. Hastaların çoğu aile öyküsü verirler ancak özel bir geçiş şekli saptanmamıştır.

Akne Vulgarisin Klinik Görünümü Nasıldır?
Primer yerleşim yeri yüz, sırt, göğüs ve omuzlardır. Gövdedeki lezyonlar orta hatta yoğunlaşır. Herhangi bir lezyon ağırlıklı olabilmekle birlikte genellikle bir çok lezyon biraradadır.

Non-inflamatuar lezyonlar komedonlardır. Komedonlar açık veya kapalı olabilir. Açık komedon deriden hafif kabarık, ortasında koyu renkli folliküler keratin ve lipid birikimi olan lezyondur. Kapalı komedonlar ise inflamasyonsuz beyaz renkli papüller şeklinde görülür. Özellikle kapalı komedonlar inflamatuar lezyonların prekürsorlarıdır.

İnflamatuar lezyonlar, çevresinde eritem inflamasyon bulunan küçük papüllerden püstül ve büyük nodüllere, kistlere kadar değişebilir.

Aktif lezyonlar dışında iyileşmiş lezyonlara ait skarlar da bulunabilir. Akne skarları küçük ağızlı derin deprese skarlardır. Nadiren gövdede hipertrofik skarlar olabilir.

Akne Vulgariste Laboratuvar İncelemeleri Gerekli mi?
Hiperandrojenizmden şüphelenilmiyorsa akne vulgarisli hastada laboratuar tetkik gerekli değildir. Ancak menstruasyon düzensizliği, hirsutismus, androgenetik alopesi gibi hiperandrojenizm belirtileri varsa hastaların bir dermatoloğa ve daha sonra gerekirse bir endokrinoloğa başvurmaları gerekebilir.

Akne Vulgaris Tanısı Nasıl Konulur?
Tanı genellikle kolaydır. Hastanın yaşı, lezyonların yerleşim yerleri ve komedonların varlığı ile follikülitler, rosasea, lupus miliaris disseminatus fasiei’den ayrılabilir.

Akne Vulgaris Tedavisinde Amaç Nedir?
Amaç, folliküler keratinizasyonu düzeltmek, sebase bezlerin aktivitesini, folliküler bakteriyel popülasyonu ve inflamasyonu azaltmaktır. Bu şekilde lezyonların skar bırakması ve hastada güvensizlik, değersizlik duygularının oluşması engellenir.

Akne Vulgaris Tedavisinde Neler Kullanılır?

• Temizleyici ajanlar
İşlem abartılmadığı sürece temizlik için kullanılan pH değeri 5.5 olan sabunlar follikül içindeki lipid ve bakterileri uzaklaştırabilirler, ancak komedon giderici ve tedavi edici etkileri yoktur. Tedaviye yardımcı ajanlardır.

• Topikal ajanlar
Vitamin A asiti (Tretinoin): Folliküler keratinizasyonu düzenler. Komedonların hakim olduğu aknede tercih edilir. İrritasyon yapıcı etkisi vardır. Özellikle güneşe maruz kalındığında bu etki artar. (Acnelyse krem, Retino jel).

Benzoyl peroksit: Güçlü bir antibakteriyel ajandır. Kuruluk irritasyon ve allerjik dermatite neden olabilir. (Aknefug BP losyon, Aksil krem, Benzac AC jel).
Antibiyotikler: Klindamisin ve Eritromisin p. acnes’e etkilidir. Uzun süreli kullanımda rezistans bildirilmiştir. Klindamisin % 1, eritromisin % 1-2 kullanılabilir. Eritromisin, benzoyl peroksitle kombine edildiğinde etkisi artar. (Cleocin-T losyon, Clamine-T losyon, Benzamycin jel).

Azelaik asit: Keratinizasyon ve folliküler bakteri kolonizasyonuna etkilidir. Genellikle % 20 krem şeklinde kullanılır. Yanma hissi oluşturması dışında bir yan etkisi yoktur. (Azelderm krem, Skinoren krem)

Salisilik asit: Keratolitik etkisi nedeniyle kullanılabilir, retinoik asit kadar güçlü değildir (Salsil-2 jel).

• Sistemik Ajanlar
Antibiyotikler:
* Tetrasiklin, 250 mg-1 g/gün dozlarda serbest yağ asitlerini ve p. acnes’in sayısını azaltır. 1 g/gün başlangıçtan sonra 250 mg/gün ile 6 ay idame edilebilir. Dişlerde diskolorasyon ve iskelet sistemini baskılayıcı etkileri nedeniyle 8 yaş altında kullanılmamalıdır. (Devasiklin, Tetra, Tetramin 250 mg-cap, Tetralet 500 mg-cap).
* Doksisiklin (Doksin, Monodoks, Tetradoks 100 mg-cap) ve minosiklin (Türkiye’de preparatı yok) en az tetrasiklin kadar etkilidir. Ancak fotosensitivite nedeniyle yaz aylarında kullanımı sınırlıdır.
* Trimetoprim-Sulfametoksazol kombinasyonu hematolojik yan etkileri nedeniyle ancak diğer antibiyotiklere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilen bir seçenektir. (Bactrim, Bakton, Baktrisid DS, Bibakrim, Cotrirer Kemoprim, Metoprim, Mikrosid, Septrin, Trifen, Trimoks).

Hormonlar:
Mutlaka Dermatolog veya endokrinolog tarafından kullanılmalıdırlar.
* Antiandrojenler: Siproteron asetat ve etinil östradiol kombinasyonu bir oral kontraseptiftir. Sebum salgısını ve komedon oluşumunu azaltır. (Diane-35).
* Östrojenler, glukokortikoidler ve gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) kullanılabilen diğer seçeneklerdir.

İsotretinoin:
Dermatologlar tarafından kullanılmalı ve hastalar izlenmelidir.
Şiddetli ve tedaviye dirençli aknede çok etkilidir. Sebum üretimini azaltır, keratinizasyonu düzeltir, p. acnes’i azaltır ve antienflamatuar etkisi vardır. 1-2 mg/kg/gün dozda 18-20 hafta kullanılır. Teratojenik potansiyeli nedeniyle tedavi boyunca ve tedaviden sonraki bir ay içinde hamile kalınmamalıdır. Deri kuruluğu, keilit, konjunktivit, hipertrigliseridemi, epistaksis ve saç dökülmesi yapabilir. (Ro-accutan).

Hangi Tip Aknede Hangi Ajanlar Kullanılmalıdır?
Hafif aknede daha çok topikal ajanların kullanılması yeterlidir. Orta derecede aknede ise topikal ajanlara bir sistemik antibiyotik eklenmesi uygun olabilir. ?iddetli aknede isotretinoin kullanılmalıdır.

Akne Vulgarisin Prognozu Nasıldır?
Olguların çoğu 20’li yaşların başında düzelir. Ancak ender de olsa 30’lu ve 40’lı yaşlara kadar uzayabilir.

Bağlantılı Makaleler

article Sivilce
Toplumda sık görülmesi ve son derece rahatsız edici bir kozmetik problem olan sivilce (akne...

(No rating)  9-18-2006    Views: 816   


PageRank