Arama  
   
Kategori içinde


Sağlık Ansiklopedisi .: Kardiyoloji .: Diyabet Şeker Hastaligi

Diyabet Şeker Hastaligi

Diyabet ya da şeker hastalığı, vücudun, kandaki glukoz (şeker) düzeyini normal düzeyde tutma yeteneğini yitirmesidir. 
 
Diyabet Nedir?

 


Diyabet ya da şeker hastalığı, vücudun, kandaki glukoz (şeker) düzeyini normal düzeyde tutma yeteneğini yitirmesidir. Aldığımız besinlerde bulunan karbonhidratlar, vücudumuzda enerji sağlamak için barsaklarda sindirilerek glukoza dönüştürülür. Emilen glukoz kan dolaşımı ile dokulara ve hücrelere taşınır. Glukozun yani şekerin, kaslar ve diğer organlar tarafından kullanılmasını ise pankreasdan salgılanan ‘insülin’ adlı hormon sağlar. Pankreas vücuttaki glukozun kullanılması için yeterli miktarda insülin salgılamaz veya salgıladığı insülini etkili bir biçimde kullanamazsa kan yolu ile taşınan glukoz, hücrelere giremez ve kanda birikmeye başlar. Bu tablo sonucunda oluşan ve kandaki şeker konsantrasyonunun normalden yüksek olması ile kendini belli eden metabolik bozukluk diyabet olarak adlandırılır. Diyabet hayat boyu sürebilir. Ancak, önerilen tedaviye uygun davrananlar, sorun yaşamadan, normal yaşantılarını sürdürüler. Yüksek olan kan şekeri kontrol altına alınamazsa ileri aşamada kalp, gözler, böbrekler ve dolaşım sisteminde de hasarlara yol açar.

 

 

Diyabetin Belirtileri Nelerdir?

 

•          Ağız kuruluğu ve aşırı susama                           

•          Sık sık idrara çıkma

•          Çok yemek yeme

•          Bulanık görme

•          Şişmanlık

•          Yaraların geç iyileşmesi

•          Tekrarlayan enfeksiyonlar

•          Kilo kaybı, halsizlik, bitkinlik

•          Mide bulantısı, kusma

•          Adet görememe

•          Sık idrar yolu enfeksiyonu

 

Diyabet Kaça Ayrılır?

 

Diyabeti Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabet olarak ikiye ayırabiliriz.

 

•          Tip 1 Diyabet (insüline bağımlı diyabet)

 

Tip 1 diyabet,  diyabete genetik yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörlerle birlikte kendini gösterir. Çocuk ve gençlerde daha sık görülen tip 1 diyabette, pankreas bezindeki bozukluk yüzünden vücutta insülin üretilemez. Kanda glikoz dengesini sağlamak için ise, düzenli olarak insülin iğnesi gereklidir. Diabetli hastaların % 10’u tip 1 diyabete sahiptir.


•          Tip 2 Diyabet Nedir (insüline bağımlı olmayan diyabet)


Tip 2 diyabet, insüline bağımlı olmayan ve en sık görülen şeker hastalığı tipidir. Genellikle şişmanlarda ve yetişkinlerde görülür.  Tip 2 diyabette, pankreas bir miktar insülin üretir, ancak üretilen bu miktar glukozun hücrelere alınıp kullanılması için yetersizdir. Fazla yemek yeme, fiziksel aktivite yetersizliği ve genetik faktörler hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu diyabet türü diyet ve egzersiz ile kontrol altına alınır. İnsülin enjeksiyonu da gerekebilir.


Diyabet teşhisi nasıl konur?


Aşağıdakilerden en az bir tanesi varsa diyabet teşhisi konulur.

•          Açlık kan şekeri 126 mg/dl veya üzerinde ise,

•          Herhangi bir saatte bakılan kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ve beraberinde çok su içme, çok idrara çıkma veya açıklanamayan kilo kaybı varsa,

•          75 gr glukoz içerek yapılan şeker yüklemesinden iki saat sonra kan şekeri 200 mg/dl veya daha fazla ise .

 

Normal kan şekeri düzeyi 60-120 mg/dl’dir. Kan glukoz düzeyi 180 mg/dl’yi aştığında, glukoz idrara boşalır.


Diyabetle İlgili Bilmemiz Gerekenler


Glukoz Nedir?


Glukoz yediğimiz besinlerden aldığımız bir şeker türüdür. Vücutta dolaşan kan içinde bulunur ve vücut tarafından enerji olarak kullanılır.  Glukoz içeren besinler karbonhidratlardır ve basit ve kompleks karbonhidratlar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Basit karbonhidratlar yalnızca bir ya da iki şekerden oluşurlar ve bağırsaklardan emilimi oldukça kolaydır. Bağırsaklarda anında emilerek kana karışırlar. Kompleks karbonhidratların emilip kana karışmadan once parçalanmaları ve sindirilmeleri gereklidir. Basit karbonhidratlara örnek olarak çay şekeri (sakkaroz), meyve şekeri (fruktoz) ve süt şekeri (laktoz) verilebilir. Kompleks karbonhidratlar ise patates, pirinç, ekmek vb. verilebilir.


İnsülin Nedir?

 

İnsülin, pankreasın salgıladığı kanda şeker oranını düşürmeye yarayan bir hormonudur. Aldığımız gıdalar vücudumuzun enerji ihtiyacı için glukoza dönüşür. Glukoz, hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır. Sindirim işleminden sonra glukoz damarlarda dolaşmaya başlar. Bu sırada insülin salgılanır ve glukozun damarlardan, hücrelere geçerek kullanılmasını sağlar.

 

Hipoglisemi Nedir?

 

Kan şekeri düzeyinin 50 mg/dl veya altına düşmesi hipoglisemi olarak tanımlanır. Hipogliseminin oluşumuna zemin hazırlayacak nedenler ortadan kaldırıldığında hipoglisemi riski de uzaklaştırılmış olur, aksi takdirde insülin veya oral antidiyabetik ilaç kullanan herkeste hipoglisemi görülebilir.

Nedenleri; çok fazla şeker düşürücü ilaçların kullanımı, öğün atlamak ya da çok az yemek yemek, egzersiz yapmamak, alkol kullanmak, sindirim güçlüğü ve adet kanamalarıdır.

Hipoglisemi, açlık hissi,titreme,terleme, solukluk, çarpıntı,huzursuzluk, baş ve karın ağrısı, sinirlilik, konuşma zorluğu, ileri derecede bilinç kaybı ve havale ile kendini gösterir.

Kan şekerinin düştüğü durumlarda şeker içeren bir şeyler yenilebilir.

 

Hiperglisemi Nedir?

 

Hiperglisemi, kan şekerinin normalin üstünde bulunmasına denir. Kan şekerinin normal sınırların üzerine çıkmasının sebepleri, ilaçların gerektiği kadar alınmaması, çok fazla yemek yemek, egzersiz yapmamak ve bir başka hastalığın oluşması ya da stres gibi durumlardır.

Hiperglisemide görülen en önemli belirtiler, her zamankinden daha fazla susamak ve acıkmak, sıkça idrara çıkmak, deride kuruluk ve kaşıntı, bulanık görmek ve yaraların yavaş iyileşmesidir.

Tedavide mutlaka diyete dikkatli bir şekilde uymak, ilaçları zamanında kullanmak, egzersizleri düzenli bir şekilde sürdürmek ve düzenli olarak kan şekerini ölçtürmek esastır.

Gebelik ve Diyabet

Gebelerin büyük bir çoğunluğu, genç yaşta olduğu için, tip 1 diabet daha sık görülür. Hastalara diyabet tanısı genellikle gebelik öncesinde konulmuştur. Gebelik süresince diyabet, hem anne adayı hem de bebek için bir tehlikeli bir durumdur. Bunun için, gebelerdeki diyabet, kesinlikle  ihmal edilmemelidir. Diyabetik gebelik annede ölümlere, düşüklere, erken doğuma, yüksek tansiyona, idrar yolu iltihaplanmalarına, mantara ve sütün kesilmesine, bebekte ise, başta kalp olmak üzere organların ve sistemlerin  normal bir şekilde gelişmemesine ve bebeğin iri olmasına neden olabilir. Ayrıca doğum sırasında da tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir. Tüm bu sayılanlar gebelik öncesi dönemden başlamak üzere gebeliğin seyri esnasında  ve doğum eylemi esnasında kan şekerinin normal sınırlar içinde (60-120 arası) tutulmasıyla büyük oranda başarılı bir şekilde önlenebilmektedir.

Bu nedenle diyabeti olan anne adayı gebe kalmayı planladığı dönemden gebe kalana kadar, gebelik boyunca sıkı bir takipte tutulur, normal gebelikten daha fazla sayıda kontrole çağrılır ve daha fazla sayıda tetkik yapılır. Ayrıca 24-28. gebelik haftalarında diyabet açısından taranmalıdır.


Bağlantılı Makaleler

article Diabet - Seker Hastaligi
şeker hastalığı, diğer adıyla şeker rahatsızlığı, sık görülür birde ciddî sonuçlara yol...

(No rating)  8-16-2006    Views: 2255   
article Şeker Ölçüm Cihazları Accu-Chek Go Accu-Chek Go

(No rating)  9-28-2007    Views: 991   
article Sistit Hastaligi
 İdrar kesesi iltihabı Sistit idrar kesesi (mesane) nin   iltihaplanmasıdır. İdrar yolları ve...

(No rating)  9-18-2006    Views: 1364   


PageRank PageRank