Göğüs ağrısı
Genel olarak ağrı subjektif bir rahatsızlık hissi olarak tanımlanabilir
ve doku hasarının bir duyusal göstergesi olarak hissedilir. Ağrı
duyusunun subjektif olması ağrının şiddetinin tanımlanmasını
güçleştirmektedir çünkü ağrı eşiği kişiden kişiye büyük farklılıklar
gösterebilir. Göğüs ağrısı da diğer tüm ağrılar gibi birçok önemli
hastalığın birey tarafından hissedilen ilk göstergesi olarak ortaya
çıkabilir ve bu nedenle önemle üzerinde durulması gerekir. Diğer
ağrılarda olduğu gibi göğüs ağrısında da bazı özellikler hekimi belirli
hastalıklara yönlendirebilir. Örneğin sol göğüste hissedilen ağrı sol
kola ve çeneye yayılım gösteriyorsa ve özellikle efor sırasında ortaya
çıkıp birkaç dakika istirahat sonrasında azalıyor veya kayboluyorsa ilk
akla gelen koroner damar hastalığıdır. Benzer olarak ağrı nefes alıp
vermekle artıyorsa ve hasta tarafından bir batma hissi gibi
tarifleniyorsa burada akciğer zarının hastalıkları ayırıcı tanıda ön
plana alınır ve tetkik sıralaması düşünülen hastalıklara göre
yapılır.Bu nedenle göğüs ağrısı ile başvuran hastada ilk yapılması
gereken şey hastadan çok detaylı bir anamnez almak olmalıdır.
Göğüs ağrısına neden olan hastalıklar
Akciğer ve akciğer zarı hastalıkları
+ Pnömoni, plörezi gibi enfeksiyon hastalıkları
+ Akciğer embolisi
+ Pnömotoraks (akciğerin sönmesi)
+ Akciğer veya akciğer zarının kanseri
+ Diğer organ kanserlerinin akciğere metastazları
+ Tüberküloz hastalığı
+ Akciğer damarının yüksek tansiyonu (pulmoner hipertansiyon)
Kalp hastalıkları
+ Koroner damar hastalığı (angina pectoris, myokard enfarktüsü)
+ Kalp kapak hastalıkları
+ Aort damarının anevrizması veya yırtılması
+ Kalp zarının hastalıkları (perikardit)
Mide barsak sisteminin hastalıkları
+ Reflü hastalığı
+ Safra kesesi hastalıkları
+ Pankreas hastalıkları
+ Ülser
Göğüs duvarının kas ve kemiklerinin hastalıkları
+ Kaburgaların eklem hastalıkları
+ Kaburga ve omurga kırıkları
+ Zona hastalığı
+ Omuz ve kola ait hastalıklar
+ Göğüs kaslarının hastalıkları
Psikiyatrik hastalarda ve panik atakta duyulan göğüs ağrısı
Pnömoni, plörezi gibi enfeksiyon hastalıklarında göğüs ağrısı ile
birlikte genellikle yüksek ateş, öksürük, balgam çıkarma gibi
belirtiler vardır. Ağrı çoğu kez diğer belirtilerle birlikte ani olarak
başlar ve öksürük ya da derin nefes alma sırasında, batıcı
karakterdedir ve göğüs duvarının yan kısmında duyulur. Enfeksiyon
hastalığının tedavisi ile birlikte kısa sürede şiddeti azalarak
kaybolur.
Akciğer embolisi nedeni ile ortaya çıkan göğüs ağrısı yine yan ağrısı
şeklindedir ve genellikle ani başlar. Akciğer embolisinde göğüs ağrısı
dışında, ateş, nefes darlığı, öksürük, kan tükürme belirtileri olabilir
ve ortaya çıkan bu tablo genellikle hastayı acile başvurmaya zorlar.
Pnömotoraks(Akciğer sönmesi) bir travma ya da yaralanma sonucu
olabildiği gibi birçok akciğer hastalığının komplikasyonu olarak da
kendiliğinden oluşabilir. Bu durumda göğüs ağrısı yine ani başlar,
özellikle yaşlı ve altta yatan ilerlemiş akciğer hastalığı olanlarda
nefes darlığı ile birlikte seyrederek hastayı acile başvurmaya zorlar.
Akciğer veya akciğer zarının kanserlerinde ağrı sık rastlanılan
semptomlardandır. Bu hastalarda ağrı ani değildir. Önceleri hafif olan
ağrı zaman geçtikçe tümörün büyüyerek çevre dokuları tahrip etmesiyle
şiddetini arttırır. Bu göğüs ağrısıyla birlikte tümöre ait, nefes
darlığı, kan tükürme, öksürük, balgam, ses kısıklığı, iştahsızlık ve
kilo kaybı gibi birçok belirti de görülebilir.
Koroner damar hastalığında ağrı genellikle eforla birlikte (merdiven
çıkma gibi faaliyetler sırasında) göğüste baskı hissi, sol kol ve
parmaklara yayılan, hatta boyun ve çeneye kadar yayılabilen ağrı
şeklinde kendini gösterir. Genellikle istirahat halinde azalarak
kaybolan bu ağrı myokard enfarktüsü gibi çok daha ciddi koroner damar
hastalığında şiddetli göğüs ağrısı şeklinde kendini gösterir ve bu ağrı
istirahatle kaybolmaz, ani başlangıçlıdır. Ağrı ile birlikte bulantı,
kusma, ajitasyon, terleme gibi belirtilerin eşlik ettiği bu tabloda
hasta derhal ambulansla acil servise başvurmalıdır.
Gastro-ösefagial reflü hastalığı ya da kısaca reflü hastalığında
midenin asit içeriği yemek borusuna geri kaçmakta, bu da göğüste yanma
veya göğüs ağrısına neden olmaktadır.